top of page

MISSIONERO PREPARACI Group

Public·29 members

Ali Baran Dert Г‡ekmeye Mi


94 6- Kumral Dede Dergahı'nda kışlık erzak hazırlanması ve Aşiret Gelini'nin aşirete gözcü olarak gönderilmesi 7- Rahman'ın dergâha gelerek Kumral Dede ile görüşmesi 8- Dursun Fakih'in gördüğü bir kâbus sonucu köprüden geçişten ücret alınması kararını vermesi 9- Pazar bacı ve köprü ücretine karşı olan Osman Bey'in Dursun Fakih'le görüşmesi sonucu bunları kabul etmesi 10- Dursun Fakih'in eşinin vefat etmesi 11- Osman Bey'in Şeyh Edebali'ye giderek ondan öğütler alması 12- Akça Koca'nın Orhan'ın yetişkin olduğunun farkına varması sonucu Rahman ve Mürsel ile talim ettirme planı yapması 13- P.C. Ali'nin Aybüken Ebe ve Aşiret Gelini'ni kendi tarafına çekmeye çalışması 14- Aşiret Gelini'nin P.C. Ali'nin planlarının farkına varması sonucu öldürülmesi 15- Aybüken Ebe'nin Kumral Dede Dergahı'na gitmesi ve dönüşte Osman ve Orhan ile karşılaşması 16- Acem Karı'nın doğumu sırasında ölmesi 17- Acem Karı'nın cesedinin sahipsiz kalması 18- Aşiret'in yerleşmek üzere Karacahisar'a gittiği sırada Dalaman Ağa'nın Kumral Dede Dergahı'nı patlatmaya çalıştığı sırada yanlışlıkla kendisinin ölmesi. 19- Rahman ve Mürsel'in patlamayı soruşturmak amacı ile Kumral Dede Dergah'ına geldikleri sırada, Kumral Dede'nin Atros'a gaza kararı vermesi 20- Mürsel'in Karesi Beyliği'ne gitmek üzere yola çıkıp çarşıdan dört kılıç alması 21- Gaza kararının Akça Koca'ya bildirilmesi 22- Mürsel'in dönüşü 23- Mürsel'in Kumral Dede'nin yanına giderek rapor vermesi 24- Tekfur'un felç olması ve Kendigelen Kız'ın saraya dönmesi 25- Mürsel'in kuşatmaya katılması 26- Kendigelen Kız ile kardeşi Aryetta'nın konuşması sırasında, Aryetta'nın Rahman'ı sevdiğinin ortaya çıkması 27- Surdan atılan çetikte gece askerlerin içeri girilmesine yardımcı olunacağının bildirilmesi ile gerekli hazırlıkların yapılarak sarayın alınması 28- Tekfur'un sarayı terk etmesi 29- Rahman'ın düğününde Köse Mihal'in kendi düğününü ve kurulan pusuyu haber vermeye gelişi 30- Osman Bey'in Karacahisar'a döndüğü sırada pazardaki bir hırsızı yakalaması ve cezalandırılmasının ardından Dursun Fakih'ten Bilecikli pazarcılardan baç alınmamasını istemesi 31- Osman Bey'in kardeşi Gündüz Bey'in bağına giderek onu sübaşı ataması ve yeğenlerini istihbarat amacı ile Köse Mihal'in düğününe göndermesi 32- Köse Mihal'in düğününün yapılması ve pusunun gerçekleşmemesi 70




Ali Baran Dert Г‡ekmeye Mi



109 Tekfurunu öldüren bir derviş olduğu gibi, dervişler Atros Kalesi fethinde ya da diğer mücadelelerde sürekli ön saflarda savaşırlar; Rahman bir zamanlar Ermeni Geçidi ndeki pusuya vardıklarında Bileyici Baba nın naralanışını, alıcı kuş misali fır fır dönüşünü hatırladı birden: (...) Senin dervişlerinin nasıl eli kılıçlı olduğunu bilirim ben.. (236) Bireyin Kendisi Olma Yolculuğu: Kendini Gerçekleştirme Kendini gerçekleştirmiş insanın en önemli niteliği çevresi ile baş edebilen ve çevre ile aynı zamanda uyum içinde olan kişidir. (Özodaşık, 2001:105). Roman karakterleri, olay örgüsü içinde kendilerine ait rolleri oynarken, aynı zamanda yeni çevre ve hayat şartlarına uygun olarak kendi kişiliklerini oluşturur, potansiyellerini gerçekleştirmeye çalışırlar. Kendini gerçekleştirme yolculuğu, özellikle Orhan, Mürsel, Sülemiş gibi genç karakterlerde kendini daha çok gösterir. Çünkü bu genç karakterler Kumral Dede nin kuşağında getirdiği tohumlar gibidir. Toprağa gömülen tohumlar, Anadolu ya Türk milletinin kök salması, madden ve manen onu vatanlaştırmaya çalışmasını simgeler. Türkistan dan göçen Türkler, Anadolu ya ekilmek üzere yeni bir medeniyetin tohumlarını da getirmişlerdir. (Korkmaz, 2007:131). Böylece geçen kuşaklar, hem yalnız eski değerleri bugüne taşıyan bir köprü olmaktan kurtulur, hem de yozlaşmanın önüne geçilmiş olunur. Bu açıdan roman Aybüken Ebe nin sahaplanmadığın elinden çıkıyor. (22) sözü ile Şeyh Edebali nin zaman yürüyüp giderken sen geri kalma. (115) sözü arasındaki gerilimi barındırır. Çiçek/tohum motifine uygun olarak Orhan Bey in ve eşi Nilüfer/Holofira nın sürekli bitki, arı ve bal motifleri ile tasvir edilir; Orhan Bey in yüzündeki sarısı buğdaya vurmuş gün ışığının yenilenişini seyrediyordu. (111). Orhan Bey mavisi birden bal çilinde ışıyan gözlerini çevirdi. (272) Orhan Bey i süzen gözleri bal arılarının uçuşunda (...) (308) Arı-bitki motiflerinden sonra at ve tay da bireyle özdeşleştirerek gelişim motifini göstermesi açısından önemlidir. Bir örnek olarak Sülemiş in gelişimi tamamen at binme motifi üzerinden ifade edilir. Sülemiş, bir bey çocuğudur. İlk dönemlerde sümüğünü silemeyen, sesi koyun melemesinden zayıf çıkan Sülemiş, Rahman dan at eğitimi alıp, Orhan Bey ile ilk avına çıktığı zaman at sürüşünden göründüğü gibi olmadığı anlaşılır (302). Aslını belli eder. Orhan Bey in gözleri ya doğuracak ya kişneyecek, bir tay ya da bir gebe at olur (8). İnsanları bir olmaya çağırmak, insanlara ve bütün canlılara yüreğinden kopan bir sesi duyurmak (10) isteğinde olan Dursun Fakih her şeye üstten bakan bir çan kulesi (9) gibi gördüğü kadılığa geçtikten sonra, uykusuz, yorgun bir gece bir gece (288) haline gelir. Çarşının pazarın yükü omuzların, bütün Türkmen in gözü üstünde türlü dertlerle ve sıkıntılarla uğraşmak zorunda kalır. (288) Fakih in erginlenmesinde rüya motifi çok önemli rol oymaktadır. Rüyasında şehrin köprüsünün ayaklarını sırtında taşıyan üç ayrı Osman Bey görür. Fakih in rüyadan önce olduğu gibi bir kişinin idrak, arayış, iyi bir tavsiye, karar, plan gibi şeylere ihtiyaç duyduğu, ama kendi imkanlarıyla bunlara ulaşamadığı durumlarda ortaya 85 041b061a72


About

Welcome to the group! You can connect with other members, ge...
bottom of page